Kar Herkese Aynı Yağmaz: Sosyolojik Bir Bakış

Kar yağışı çoğu zaman romantik, huzurlu ve masum bir doğa olayı olarak görülür. Sosyal medyada paylaşılan kar manzaraları, sıcak kahve fotoğrafları bunu destekler. Ancak kar yağışına sosyolojik bir bakış attığımızda, karın sadece doğayı değil, toplumu da anlattığını görürüz.

Kar herkes için aynı anlama gelmez. Evden çalışan biri için kar yağışı keyifli bir manzarayken, günlük yevmiyeyle çalışan biri için gelir kaybı demektir. Sıcak evi olan için huzur olan kar, sokakta yaşayan ya da dışarıda çalışmak zorunda olan için hayatta kalma mücadelesi haline gelir.
Bu yönüyle kar, toplumsal eşitsizlikleri gizlemez; aksine daha görünür kılar.

Kar yağdığında hayat yavaşlar. Okullar tatil olur, ulaşım aksar, işler durur. Modern toplumun sürekli “hızlı olma” beklentisi, karla birlikte kısa bir süreliğine kesintiye uğrar. Ancak bu duraklama herkesi kapsamaz.Birileri durabilirken, birileri duramaz. Birileri evde kalırken, birileri dışarı çıkmak zorundadır.

Kar yağdığında çok basit ama çarpıcı bir soru ortaya çıkar:
Kim kürek çekiyor, kim camdan izliyor? Bu soru bile bize emek, sınıf ve görünmez işleri anlatır. Kar romantizmi çoğu zaman bir ayrıcalıktır. Herkes aynı karı görür ama aynı şartlarda yaşamaz.

Kar, özellikle çocuklukla ilişkilendirilir. Çocuklar için kar; oyun, neşe ve özgürlüktür. Yetişkinler için ise geçmişe açılan bir kapıdır. Bu yüzden kar yağışı, kısa süreli de olsa ortak bir duygu yaratır. İnsanlar aynı anda sevinir, aynı anda hatırlar. Ama bu ortaklık geçicidir. Çünkü gerçek hayat, karın romantizmini çabuk bozar.

Kar, sadece bireyleri değil, kurumları da sınar. Yollar açılıyor mu? Hangi mahalleler öncelikli? Kim unutuluyor? Kriz anlarında devletin, belediyelerin ve toplumsal dayanışmanın ne durumda olduğu daha net görülür. Kar, düzenin aksayan yerlerini beyaz bir zemin üzerine çizer. Kar her yeri beyaza boyar ama hayatın içindeki farkları örtmez.

Tam tersine, kimlerin korunduğunu, kimlerin dışarıda kaldığını açıkça gösterir. Bu yüzden kar yağışı sadece meteorolojik bir olay değildir.
Sonuç olarak kar yağdığında aslında toplum kendini anlatır.

Önerilen makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir